Kategori: Varoluşçu Analiz / Logoterapi

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Kullanıldığı yerler: Cinsel sorunlar, uykusuzluk ve kaygı ile ilgili bozukluklar Abartılmış kendini izleme durumlarında dürtüsel, otomatik süreçlere bir yavaşlama oluşur. Benzer şekilde üzüntü, endişe  ve kaygı durumları da kendini izleme ile büyütülür ve böylelikle bu daha dikkat edilir ve daha fazla gözlemlenir hale getir. Bu tekniğin temel hedefi kişinin dikkatini bu nevortik eğilimleri pekiştirecek bu fasit daireden uzaklaştırarak süreçlerin doğal yaşanmasını sağlamaktır.

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Kullanıldığı yerler: Genel olarak kmpulsif bozukluklar, vegetative syndromes.Terapist tarafından yönlendirilen müşteri kendinden uzaklaşarak ve mizahi bir abartma ile obsesyonu ve kaygılarını yenmeyi, ve böylelikle semptomların ve semptomların artması ile ilgili fasit daireyi kırmayı  öğrenir.

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Bazı tutum, tavır ve beklentiler anlam anlamların hayata geçirilmesinde bir engel oluşturabilir. Bir kişiyi anlam potansiyellerine yabancılaştırabilir ve nevrotik bozuklukların artmasında hatta yanlış kararların ve davranış biçimlerinin benimsenmesi ile söz konusu nevrotik bozuklukların ortaya çıkmasına neden olabilirler. Terapistin kendi değer ve anlam algılarını empoze etmekten özellikle çekinmesi çok önemlidir. Tam tersine, hastanın kendi  gerçekdışı ve üretken olmayan tavır ve davranışlarını keşfetmesi…

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Psikoterapinin çabası dürtüsel olan gerçekleri bilinç seviyesine çıkartmaktır. Logoterapinin çabası ise tinsel / manevi gerçeklere ilişkin farkındalığı sağlamaktır. Varoluşsal Analizin temel hedefi ise kişinin kendi sorumluluğunun bilincine varmasıdır. Zira sorumlu olmak insan varoluşunun en temel boyutlarından birisidir. İnsan olmak, farkında olmak ve sorumlu olmak ise, varoluşsal psikoterapinin de başlangıç noktası sorumluluğumun farkındalığını sağlamaktır.   V….

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Logoterapi Eski yunanca bir kelime olan “logos” anlam, mana demektir. Geçerli diğer çeviriler, “söz” veya “rasyonel emir”  olmakla beraber bu ifadeler VALT varsayımlarını açıklamada çok da yardımcı değildir. Özellikle, logoterapist hastayı mantıklı çıkarımlarla ikna etmeye çalışmaz, tam  tersine kişilerin kendi kişisel anlamlarını bulmalarına yardımcı olurlar. Logoterapi Viktor Frankl tarafından, Max Scheler’in antropoloji kuramı çerçevesinde geliştirilmiş uygulamalı bir terapi…

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

VALT, anlamın objektif bir gerçeklik olduğu düşüncesine dayanır. Gözlemleyenin algısında oluşmuş imgelere değil. Bu yaklaşım, psikoterapi sürecindeki kişiyi rahatsız eden durum ve deneyimlerden uzaklaştırmak olan  “Occupational and Recreational” tedavilerden farklılık gösterir. VALT’e göre hayat, özgür ama sorumlu olan insandan, yaşamın her anı ve durumu ile ilgili anlamları algılayıp, yapabileceklerinin en iyisini geçirmesini talep eder.  Bu kapsamda,…

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

İnsanlar sadece özgür değildir, bu özgürlük bir şeyler yapmak, daha doğru bir ifadeyle bir amacı gerçekleştirmek adına  vardır.Anlam arayışı insanın en temel güdülenme (motivasyon) kaynağıdır. Bir insan kendi “Anlam İstemini” gerçekleştiremezse derin bir boşluk, anlamsızlık hissine kapılır. İnsanın var olabilmesi için ihtiyaç duyduğu, anlamlandırdığı hedefleri gerçekleştirmesi bir şekilde engellendiğinde şiddet eğilimi, bağımlılık, depresyon, intihara eğilim ortaya çıkabilir veya…

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Bu özgürlük psikoterapi süreci için büyük önem taşır. Bu yetenek psikoterapi alan kişiye somatik ve psikolojik patolojisine  rağmen bağımsız aksiyon alabileceği bir alan sağlar. Sadece bu kaynak sayesinde, Çelişik Niyet (Paradoxical Intention)  ve Düşünce odağını değiştirme (Dereflection) yöntemleri ile hastanın belirtileri ile baş edebilmesi, kontrolü tekrar  ele geçirmesi ve kaderini kendi eline almasını mümkün kılınır. VALT’a göre insan…

Mart 13, 2016 memduh No comments exist

Varoluşçu Analiz / Logoterapi (EALT), anlam arayışının insanın birincil motivasyon kaynağı olduğu ilkesine dayanır ve aşağıda da belirtilmiş üç ön kabul üzerinde geliştirilmiş bir felsefi, antropolojik ve kişilik kuramıdır: